Ana Sayfa
Kurumsal
Dünden Bugüne
Arolez Kültürü
Üretim Süreci
Satış ve Dağıtım Ağı
Ürünlerimiz
Dondurma
Toz Ürünler
Şanti
Tereyağ
Arolez Mutfağı
Tarifler
Püfler
Faydalı Bilgiler
Haberler
İletişim
DONDO | DONDURMA


Tatlı, serin ve büyüleyici
Dondurma çeşitlerimizi sade, çikolatalı ve meyveli olarak üç grupta toplamaktayız. Meyveli dondurmalarımızın ana hammaddesinin de süt olması nedeni ile besleyici değeri açısından herhangi bir kayıp söz konusu değildir. Hatta içerisine konulan meyve özleri ve meyveler nedeni ile bu değer daha da artmaktadır.

Mix'in pastörizasyonu ile başlayan proses ara işlemlerden sonra dondurma makinalarinda son bulur. Paketlenmiş ürünler şok soğutma odalarında sertleştirilir ve muhafaza dolaplarına alınarak tüketiciye ulaşana kadar soğuk zincir bozulmadan muhafaza edilir. Tüm bu işlemler sırasında yarı mamülden paketlenmiş ürüne kadar tüm noktalarda gıda mühendislerimiz tarafından sağlık ve kalite kontrolleri yapıldıktan sonra satışa sunulmaktadır.

Sıcaklarda insanın damağını ve ruhunu serinleten en özel tatlardan biridir dondurma. Serin tadıyla her yaşın tutkusudur. İşte bu vazgeçilmez lezzetin keyifli öyküsü...

Dondurma ile tanışan ilk ırkın Çinliler olduğu tahmin edilse de ilk dondurmanın yapım öyküsünün kahramanı Romalılar. Roma İmparatoru Neron, savaşçılığıyla olduğu kadar boğazına düşkünlüğü ile tanınırmış. Gladyatör dövüşlerini seyrederken, kendisine lezzetli yiyecekler sunan çeşnicibaşlarını ödüllendirirmiş. Çeşnicibaşlarından biri, bir gün dağın zirvesinden topladığı karları bir kaba sıkıştırarak doldurmuş. Üzerine bal ve çeşitli meyve parçaları dökerek, imparatora sunmuş. Neron , o güne kadar hiç tatmadığı bu yiyeceği çok sevmiş. Ertesi gün de köle ordusunu kar toplamaya göndermiş. Karın üzerine bal ve ezilmiş meyve döktürerek tarihin ilk dondurmasını hazırlatmış.Romalılardan kalma bu yöntem, Anadolu’nun kimi köylerinde hala kullanılıyor. Tek farkla, onlar karı pekmezle karıştırarak, o eşsiz lezzeti yakalamaya çalışıyorlar.

Daha sonra Perslere ve Araplara yayıldığı ve Marco Polo tarafından Avrupa’ya taşındığı bilinmektedir. A.B.D.’ye 1777 yılında sıçrayan dondurma, ticari olarak ilk üretime ise 1851 yılında İngiltere’de başlanmıştır. 19. yüzyılın ortalarına kadar ‘ev dondurmacılığı' ölçeğinde üretim gerçekleştirilmiştir. Teknolojik olarak gelişmeye başlaması 1900 yıllarında soğutucu ve dondurucu düzenlerin bulunması ve geliştirilmesi ile başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan dev tesislerle devam etmiş. Ülkemizde ise ilk dondurma 1900’lü yılların başlarında İstanbul ve Kahramanmaraş’ta yapılmıştır.

Günümüzdeki vazgeçilmez tat
Tarihten verdiğimiz örnekler insanoğlunun soğuk tatlara olan düşkünlüğünü gösteriyor. Soğuk yiyecekleri ilk tattığınız an damağı bir üşüme kaplar. Enfes tat ise hemen ardından gelir. Verdiği ferahlık da cabası. Belki cazip kılan da buydu. Üstelik bir vazgeçememe duygusu var ki bazen müptela olma durumlarına sürüklüyor...

Tesadüfen veya bilerek yapılan buluşlar günümüzdeki dondurmayı yaratmış. Dünyada çılgınlık derecesinde tüketilen dondurma ülkemizde de son yıllarda yapılan yatırımlarla bir sanayi haline geldi. Çeşitli bölgelerde bireysel anlamda yapılan imalatlar büyük firmaların dış bağlantıları veya kendi yatırımlarıyla dev bir sektör ve talep yarattı. Geçmiş yıllarda yalnızca yaz mevsiminde tüketilen dondurma ve dondurmalı tatlılar artık en dondurucu soğukların yaşandığı zamanlarda dahi tüketilir oldu. Yeni bir tatlı kültürü yaratıldı.

Dünyanın en çok sevilen lezzetlerinden biri olan dondurma, günümüzde dört mevsim keyifle tüketiliyor. Bu tadın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında birçok efsaneyle karşılaşılıyor. Dünyanın her ülkesinde dondurma hakkında ilginç hikâyeler anlatılmasına rağmen bu hikâyelerin hiçbiri dondurmanın yapılışını, tariflerin içeriğini doğrulayacak herhangi bir tarihsel kanıta sahip değil.

Dondurmanın Besleyici Değeri
Dondurma, yalnızca lezzeti ve ferahlatıcı özelliğiyle değil, kolay sindirilebilmesi ve besin değeri taşıması nedeniyle de vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor. Beslenme uzmanları 20. yüzyılın ikinci yarısını "Dondurma Çağı" olarak adlandırıyor. Halk arasında bilinenin tersine kışın tüketildiğinde boğaz ağrısı yada anjine neden olmayan dondurmanın, sağlıklı bir besin olarak adlandırılabilmesi için en önemli nokta, tazeliği ve pastörize süt ile hazırlanmış olması.

Dondurma herkesin sevdiği tat ve aromasının yanı sıra ana maddesi olan süt sayesinde kalsiyum, potasyum, fosfor gibi önemli mineralleri, çeşitli vitaminleri ve protein içeriyor olması dondurmayı beslenme açısından da rakipsiz kılmaktadır. Dondurma A, D, E, K, B1, B2, B6 vitaminleri ve pantotenik asit açısından oldukça zengin bir kaynaktır.

Ayrıca yine uzmanlar, bilinenin aksine, boğaz enfeksiyonlarında da dondurmanın yararlı olduğunu kanıtlamışlar. Yaptıkları araştırmalarda mikropların ısıda değil soğukta barınamadıklarını, ayrıca da dondurmanın hasta bölgeyi uyuşturarak acıyı azalttığını gözlemlemişler.